Neden kişisel web sitemiz olmalı?

Hepimiz sosyal medyayı aktif olarak kullanırken, gerçekten kişisel siteye ihtiyacımız yok mu?

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla özellikle kişisel web siteleri daha pasif bir konuma geldi. Şuan neredeyse her birimiz birden fazla sosyal ağda hesap sahibiyiz ve sürekli olarak buralarda paylaşımlar yapıyoruz.

Peki sosyal medyada varız diye bir web sitesine gerek yok mu?

Benim bu soruya cevabım kısa ve net olacak. Sosyal medyada ne kadar yer alırsak alalım mutlaka kişisel bir web sitemiz olmalı. Size onlarca gerekçe sunabilirim bu konuda. Bir örnek.

Geçtiğimiz yıl İzmir’den bir partinin kadın kollarından bir konuşmacı talebi oldu. Konu Kudüs ve Filistin’di. Bu konularda kitaplar yazmış olan değerli bir yazar ağabeyimi aradım hemen. Kendisine teklifte bulundum. Olumlu bulup, kabul etti.

Hemen davet edenlere dönüş yaptım. Onlarda doğal olarak yazarla ilgili bilgi talep ettiler benden. Hemen bilgisayarımın başına oturup internetten bilgi toplamak istedim.

4 kitabı olan bu yazar ağabeyle ilgili internet ortamında o kadar az bilgi vardı ki. Kitaplarını satan sitelerden başka pek bir bilgiye ulaşamadım. Bu durumu yazar ağabeye aktardığımda, kendisine bir site kurmamı talep etti. Hemen ihtiyacı fark etmiş ve bir adım atmıştı.

Neyse, sitesini kurdum ve kendisinin bana ulaştırmış olduğu bilgileri de ekledim kişisel sitesine. Şimdi bu yazarımız hakkında bir bilgi lazım olsa sitesinde mevcut.

Bu bir örnek. Ama inanın aynı durumla defalarca karşılaştım. Yazar demek üreten ve topluma ürettiğini sunan demek. Eğer kişisel bir web sitesi yoksa, inanın basit bir biyografisine bile ulaşmak hayli zor oluyor.

Evet sosyal medyada bir çok şey paylaşıyoruz ama o ortamlar adeta kayıp alanlar. Paylaşılanlar anlık var ve ardından kaybolup gidiyorlar. Zira paylaşım yaptıkça bir önceki paylaşımlar altlarda kalıyor.

İşin bir diğer boyutuda, sosyal medya bizimn değil. Biz sadece bir hesap oluşturmuşuz ve başkasına ait bir siteyi kullanıyoruz. Diyelim ki yanlış bir paylaşımda bulunduk, o sosyal ağ bize yasaklar getirebiliyor. Paylaşım yapmamızı engelleyebiliyor. Hatta hesabımızı geridönüşü olmayacak şekilde silebiliyor. Bunun örneği çok.

Ama kişisel bir sitemiz varsa, o bize aittir. Ve başka birilerinin müdahale etme hakkı yoktur.

Ben elimden geldiğince çevremdeki dostlarıma siteler kurmaya çalışıyorum. Ve kişisel site sahibi olmayı yukarıda saydığım nedenler başta olmak üzere, daha bir çok sebepten dolayı çok gerekli görüyorum.

Kişisel site sahibi olmak demek, burasını sadece basit biyografi vb bilgilerimizle doldurup sonra bir daha bakmayacağız demek değil. Mesela yazı yazan bir yazar, mesajı olan herhangi bir birey, kişisel sitesi vasıtası ile binlerce hatta milyonlarca okura ulaşabilir internet ortamında. Sadece mesaj vermek değil, üretmiş olduğu bir ürünü pazarlamakta mümkün. İnternet tüm dünyaya açık bir pazardır aynı zamanda bunu da unutmayalım.

Son olarak söyleyeceğim, sosyal medyayı evet faydalı bir biçimde kullanalım ama buraların kalıcı olmadığını bilip, ona göre kişisel web sitesi sahibi olalım ve bu sitemizi de aktif bir şekilde kullanalım.

Yakup Tutum

Yakup Tutum

Yakup Tutum

Ağustos’un 22’sine rastlayan bir günde Manisa Turgutlu’da dünyaya geldi. Daha küçük yaşlardayken İzmir’e taşındılar. Hayatının kısa bir zaman öncesine kadar olan bölümünü bu batı şehrinde geçirdi. Hayat yolculuğunda bir çok farklı alanda kendini geliştirmeye çalışan bir insan. Yoğun okuma ve yazma yolculuğuna başladığı yıllarda Dr. Muhammed Bozdağ ile tanışması onun için bir dönüm noktası oldu. Bozdağ’ın yönlendirmeleriyle hem iş hayatı, hem okuma, hem de yazma macerası bir düzen içerisine girmiş oldu. Radyoculuk yaptı 10 yılı aşkın bir süre. Bir çok farklı program yaptı. Özellikle Recep Koçak ile birlikte sunduğu “iyilik olsun” programıına yüzlerce sivil toplum kuruluşunu ve yazarı konuk ettiler. Türkiye’nin iyilik kurumları olan sosyal yardım kuruluşu STK’ların çalışmalarının duyurulmasına katkı sağladılar bu program ile. Aynı isimle kurdukları web sitesi ile de yüz binlere ulaştırdılar bu iyilik hareketlerinin güzel haberlerini. Hızlı okuma ve hafıza eğitimi almasının bir sonucu, bir dönem hızlı okuma eğitmenliği yaptı. Çeşitli kurumlarda bu eğitimlerini devam ettiriyor. 15 civarında dergide yazıları yayımlandı. Zaman zaman çeşitli edebiyat ve kültür dergilerinde de yazmaya ve söyleşiler yapmaya devam ediyor. Özellikle gençlerin hayatlarına dokunmak için ‘gençlik yazarı’ olma hedefiyle kitap çalışmalarına devam ediyor. Bu alanda hazırladığı kitaplarını bir seri halinde yayımlamayı planlıyor. Seyr FM'de Terennüm isimli programı hazırlayıp sunuyor. / www.yakuptutum.com.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir